adjective

imaginary

hayali, düşsel, sanal

My little brother has an imaginary friend.

Küçük erkek kardeşimin hayali bir arkadaşı var.

The story is set in an imaginary world.

Hikaye hayali bir dünyada geçiyor.

((an)) ((imaginary)) ((noun)) hayali bir (isim) Küçük erkek kardeşimin hayali bir arkadaşı var.

Eş anlamlılar: gerçek dışı, kurgusal, efsanevi; Zıt anlamlılar: gerçek, fiili, olgusal

Latince 'imago' (imge) kelimesinden gelen 'imaginarius'tan. Sadece zihinde bir imge olarak var olan şeylerle ilgilidir.

'Imaginary' (hayali) şeyler 'imagination' (hayal gücünüz) tarafından yaratılır. '-ary' eki genellikle 'ile ilgili' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.