adjective

immature

olgunlaşmamış, çocuksu, ham

He's too immature to have a serious relationship.

Ciddi bir ilişki için fazla olgunlaşmamış.

The young birds are still immature.

Genç kuşlar hala olgunlaşmamış.

((biri/bir şey)) olgunlaşmamış tam gelişmemiş veya yaşından küçük davranan Onun davranışı çok çocukçaydı.

Eş anlamlılar: çocuksu, ham; Zıt anlamlılar: olgun, yetişkin

'in-' (olumsuzluk eki) + 'mature' (olgun) kelimelerinden gelir. Basitçe 'olgun olmayan' anlamına gelir.

Bu kelime 'mature' (olgun) kelimesinin tam zıttıdır. 'im-' öneki 'değil' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.