adjective

imminent

eli kulağında, yakın, yakında olması beklenen

A storm is imminent.

Bir fırtına eli kulağında.

His retirement is imminent.

Emekliliği çok yakın.

((bir şey)) eli kulağında (bir şey) olmak üzere Bir karar eli kulağında.

Eş anlamlılar: impending, yaklaşan, eli kulağında; Zıt anlamlılar: uzak

Latince 'üzerinde asılı durmak' anlamına gelen 'imminere' kelimesinden gelir. 'im-' (üzerinde, içinde) + '-minere' (çıkıntı yapmak, tehdit etmek).

Hemen şimdi, 'bir dakika içinde' olacak bir şeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.