noun

impatience

sabırsızlık, tahammülsüzlük

He tapped his foot with impatience.

Sabırsızlıkla ayağını yere vuruyordu.

There is growing impatience with the government.

Hükümete karşı artan bir sabırsızlık var.

((with sb./sth.)) (birine/bir şeye karşı) sabırsızlık Hükümete karşı artan bir sabırsızlık var.

Eş anlamlılar: huzursuzluk, heves; Zıt anlamlılar: sabır, hoşgörü

'im-' (olumsuzluk) ön eki + 'patience' (sabır). Kelimenin tam anlamıyla, sabırlı olmama durumu.

'I'm patient... NOT!' (Sabırlıyım... DEĞİL!) diye düşünün. 'im-' ön eki 'patience' kelimesini olumsuz yapar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.