verb

impede

engellemek, geciktirmek, sekte vurmak

Heavy traffic impeded our journey to the airport.

Yoğun trafik havaalanına yolculuğumuzu engelledi.

Fear of failure can impede your progress.

Başarısızlık korkusu ilerlemenizi engelleyebilir.

((bir şeyi)) (bir şeyi) engellemek Heavy traffic impeded our journey.

Eş anlamlılar: engellemek, aksatmak, köstek olmak; Zıt anlamlılar: kolaylaştırmak, yardım etmek, desteklemek

Latince 'ayaklarına pranga vurmak' anlamına gelen 'impedire'den, 'im-' (içine) + 'pes' (ayak).

Birinin ilerlemesini engellemek için ayağınızı ('ped') onun yolunun içine ('im-') koyduğunuzu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.