adjective

impending

eli kulağında, yaklaşan, yakındaki

They were unaware of the impending danger.

Yaklaşan tehlikeden habersizdiler.

The team is preparing for the impending match.

Takım yaklaşan maça hazırlanıyor.

((yaklaşan)) ((isim)) olmak üzere olan They were unaware of the impending danger.

Eş anlamlılar: eli kulağında, yakın, yaklaşan

Latince 'üzerinde asılı durmak' anlamına gelen 'impendere'den, 'im-' (içinde, üzerine) + 'pendere' (asmak).

Büyük bir şeyin üzerinizde ('im-') asılı ('pendere') durduğunu ve olmak üzere olduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.