impersonate
Çeviri
taklidini yapmak, kimliğine bürünmek, canlandırmak
Örnekler
The comedian could impersonate the prime minister perfectly.
Komedyen, başbakanı mükemmel bir şekilde taklit edebiliyordu.
He was arrested for impersonating a police officer.
Polis memuru taklidi yapmaktan tutuklandı.
Dilbilgisi Kalıpları
((sb.)) taklidini yapmak He was good at impersonating his teacher.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'im-' (içinde) ön eki + 'person' (kişi) + '-ate' fiil ekinden. Başka bir kişinin 'içine' girme fikri.
Hafıza İpuçları
'I'm in person' (Şahsen buradayım) gibi düşünün - başka birinin *kişiliğinde* hareket ediyorsunuz.