noun

impetus

itici güç, ivme, teşvik

The new policy gave fresh impetus to the project.

Yeni politika projeye yeni bir ivme kazandırdı.

The team lost its impetus after the key player's injury.

Takım, kilit oyuncunun sakatlanmasından sonra ivmesini kaybetti.

((bir şey için itici güç)) (bir şey) için itici güç Değişim için itici güç halktan geldi.

((bir şey yapma dürtüsü)) (bir şey) yapma teşviki Ödül, ona araştırmasına devam etme dürtüsü verdi.

Eş anlamlılar: momentum, stimulus, drive; Zıt anlamlılar: hindrance

Latince 'impetus' (saldırı, güç) kelimesinden, 'im-' (içine) + 'petere' (aramak, saldırmak).

Bir şeyi ileriye doğru 'iten' güç olarak düşünün, 'itici güç'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.