adjective

important

önemli, mühim

It is important to be on time.

Zamanında gelmek önemlidir.

He is an important person in the company.

O, şirkette önemli bir kişidir.

important for ((sb.))/((sth.)) (biri)/(bir şey) için önemli This is important for our future.

It is important ((to-inf)) (bir şey yapmak) önemlidir It is important to listen carefully.

Eş anlamlılar: significant, crucial, vital; Zıt anlamlılar: unimportant, trivial, minor

Latince 'sonuç doğurmak' anlamına gelen 'importare'den gelir. 'im-' (içine) + 'portare' (taşımak) olarak ayrılabilir.

Bir şey 'önemli' (important) ise, onu zihninize 'ithal etmeli' (import) ve ona dikkat etmelisiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.