preposition

in

içinde, -de, -da

The cat is in the box.

Kedi kutunun içinde.

My birthday is in July.

Benim doğum günüm Temmuz'da.

He is in a good mood.

O iyi bir modda.

Please come in.

Lütfen içeri gel.

((bir yerin)) içinde The keys are in the car.

((bir zaman dilimi)) içinde My birthday is in July.

((bir durum)) içinde He is in trouble.

((fiil)) in (zarf) Please come in.

Synonyms: içeride; Antonyms: dışarı, dışarıda

Eski İngilizce 'in' (edat) ve 'inne' (zarf) kelimelerinden, Proto-Cermence'den gelmektedir. Birçok Hint-Avrupa dilinde ortaktır.

Bir daire çizdiğinizi ve 'içine' bir nokta koyduğunuzu hayal edin. Bu görsel, konumu, zaman dilimlerini ve durumları temsil eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.