noun

incarceration

hapsetme, hapis

He faced a long period of incarceration.

Uzun bir hapis dönemiyle karşı karşıya kaldı.

The goal is to reduce rates of incarceration.

Amaç, hapsetme oranlarını düşürmektir.

((of sb.)) (birinin) hapsedilmesi Siyasi mahkumların hapsedilmesi bir insan hakları sorunudur.

Synonyms: imprisonment, confinement, detention; Antonyms: liberation, release

Latince 'in-' (içinde) + 'carcer' (hapishane) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'hapishanede' demektir.

İçinde 'car' (araba) kelimesi varmış gibi düşünün, ama bu araba sizi bir 'cell'e (hücreye) götürüyor. Hapishane hücresine kilitlenmek.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.