adjective

incendiary

kışkırtıcı, kundakçı, yangın çıkaran

He made an incendiary speech to the crowd.

Kalabalığa kışkırtıcı bir konuşma yaptı.

Police found an incendiary device at the scene.

Polis olay yerinde bir yangın bombası buldu.

an incendiary ((noun)) kışkırtıcı bir (isim) Kışkırtıcı sözler sarf ettiği için tutuklandı.

Synonyms: inflammatory, provocative, seditious (figurative); flammable (literal)

Latince 'incendere' (ateşe vermek) kelimesinden gelir, bu da 'in-' + 'candere' (parlamak) kelimelerinden oluşur. 'Cendere' ve 'kandil' ile uzaktan ilgilidir.

İngilizce 'candle' (mum) kelimesini düşünün. Kışkırtıcı ('incendiary') bir söz, bir mumun odayı aydınlatması gibi öfke ateşini yakar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.