adjective

incessant

aralıksız, sürekli, durmak bilmeyen

The incessant noise from the traffic was unbearable.

Trafikten gelen aralıksız gürültü dayanılmazdı.

((incessant)) + isim aralıksız + isim The incessant rain flooded the streets.

Eşanlamlılar: constant, continuous; Zıtanlamlılar: intermittent, occasional

Latince 'in-' (olumsuzluk) + 'cessare' (durmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'durmayan'dır.

Kelimeyi parçalara ayırın: 'in-' (olumsuzluk) + 'cess' (cease'den gelir, durmak). Durmayan bir şey. Kapatılamayan, damlayan bir musluk hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.