noun

inclination

eğilim, meyil, heves, eğim

He has a natural inclination to be helpful.

Yardımcı olmaya karşı doğal bir eğilimi var.

My first inclination was to say no.

İlk eğilimim hayır demekti.

The inclination of the roof is steep.

Çatının eğimi dik.

((bir şey yapma)) eğilimi an inclination ((to do sth.)) Yardımcı olmaya karşı doğal bir eğilimi var.

((bir şeye)) eğilim an inclination ((for sth.)) Sanata karşı belirgin bir eğilim gösteriyor.

((bir şeyin)) eğimi the inclination ((of sth.)) Çatının eğimi dik.

Eş anlamlılar: tendency (eğilim), propensity (yatkınlık), leaning (meyil), slope (eğim)

Latince 'eğmek, yaslanmak' anlamına gelen 'inclinare' kelimesinden gelir, 'in-' (doğru) + 'clinare' (eğmek) köklerinden oluşur.

Bir şeye doğru 'eğilmek' olarak düşünün. Fiziksel olarak eğilebilirsiniz (bir yokuş) veya zihinsel olarak bir fikre eğilebilirsiniz (bir eğilim).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.