adjective

inclusive

kapsayıcı, dahil

The price is inclusive of all charges.

Fiyat, tüm ücretleri kapsamaktadır.

We aim to create an inclusive environment.

Kapsayıcı bir ortam yaratmayı hedefliyoruz.

The dates are 1st to 7th May inclusive.

Tarihler 1-7 Mayıs arasıdır (dahil).

inclusive of ((sth.)) (bir şeyi) kapsayan The price is inclusive of all charges.

an inclusive ((noun)) kapsayıcı bir (isim) We aim to create an inclusive environment.

Synonyms: comprehensive, all-embracing; Antonyms: exclusive

Latince 'inclusivus' kelimesinden gelir. '-ive' eki bir eğilim veya nitelik belirtir.

'Inclusive' her şeyin 'içinde' olduğu anlamına gelir. Zıttı olan 'exclusive' ise bazı şeylerin 'dışarıda' (ex-) tutulduğu anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.