adjective

incoherent

tutarsız, anlaşılmaz, saçma

His speech was completely incoherent.

Konuşması tamamen tutarsızdı.

She wrote an incoherent essay.

Tutarsız bir makale yazdı.

((bir şey)) incoherent (bir şey) tutarsızdır His speech was completely incoherent.

Eş anlamlılar: tutarsız, anlamsız; Zıt anlamlılar: tutarlı, mantıklı

Latince 'in-' (değil) + 'co-' (birlikte) + 'haerere' (yapışmak). Kelimenin tam anlamıyla 'birbirine yapışmayan'.

Birinin fikirlerinin veya sözlerinin bir araya 'yapışmadığını' (cohere) ve bu yüzden takip etmenin zor olduğunu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.