noun

income

gelir, kazanç

He has a high annual income.

Yüksek bir yıllık geliri var.

The company's income has increased.

Şirketin geliri arttı.

She has a small income from investments.

Yatırımlardan küçük bir geliri var.

((bir)) ((sıfat)) gelir gelirin türünü veya seviyesini tanımlamak için Yüksek bir yıllık geliri var.

((bir şeyden)) gelir gelirin kaynağını belirtmek için Yatırımlardan küçük bir geliri var.

Eş anlamlılar: kazanç, maaş; Zıt anlamlılar: gider, masraf

'in' (içeri) + 'come' (gelmek). Kelimenin tam anlamıyla 'içeri gelen' para.

Paranın kelimenin tam anlamıyla cüzdanınıza veya banka hesabınıza 'içeri girdiğini' (coming in) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.