adjective

incomplete

eksik, tamamlanmamış

The report is still incomplete.

Rapor hala eksik.

My collection of stamps is incomplete.

Pul koleksiyonum eksik.

((bir şey)) eksik olmak. The report is still incomplete.

Eş anlamlılar: unfinished, partial; Zıt anlamlılar: complete, finished, whole

'in-' (değil) öneki + 'complete' (tam). 'Tam değil' anlamına gelir.

'in-' önekinin 'değil' anlamına geldiğini düşünün. Yani, 'tam değil'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.