adjective

inconceivable

akıl almaz, düşünülemez

It is inconceivable that he would lie.

Onun yalan söylemesi akıl almaz.

She showed an inconceivable amount of courage.

Akıl almaz bir cesaret gösterdi.

... olması akıl almaz. It is inconceivable that he would lie.

Eş anlamlılar: unthinkable, unimaginable; Zıt anlamlılar: conceivable, plausible

'in-' (değil) + 'conceive' (tasavvur etmek) + '-able' (edilebilir). Kelimenin tam anlamıyla 'tasavvur edilemez'.

'conceive' kelimesini 'bir fikir düşünmek' olarak düşünün. 'inconceivable' bir şey o kadar tuhaftır ki hayal bile edemezsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.