adjective

inconsistent

tutarsız, çelişkili, istikrarsız

His actions are inconsistent with his words.

Eylemleri sözleriyle tutarsız.

The quality of the work is inconsistent.

İşin kalitesi tutarsız.

((sth.)) ile tutarsız başka bir şeyle uyuşmayan Eylemleri sözleriyle tutarsız.

tutarsız olmak kalite veya davranışta aynı kalmamak İşin kalitesi tutarsız.

Eş anlamlılar: contradictory, conflicting; Zıt anlamlılar: consistent, coherent

'in-' (olumsuzluk) + 'consistent' (tutarlı). Basitçe 'tutarlı olmayan' anlamına gelir.

Aynı anda doğru olamayacak iki ifade düşünün; bunlar birbiriyle tutarsızdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.