adjective

indecent

ahlaksız, uygunsuz, müstehcen

He was charged with indecent exposure.

Teşhircilikle suçlandı.

It is indecent to talk about money at a funeral.

Cenazede para hakkında konuşmak uygunsuz.

an indecent ((noun)) ahlaksız bir (isim) He was charged with indecent exposure.

it is indecent ((to-inf)) (bir şey yapmak) uygunsuzdur It is indecent to talk about money.

Eş anlamlılar: müstehcen, uygunsuz, kaba; Zıt anlamlılar: düzgün, uygun

'in-' (olumsuzluk) öneki ve 'decent' (düzgün, uygun) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'uygun olmayan'dır.

'in-' önekinin genellikle 'olumsuzluk' bildirdiğini unutmayın, bu nedenle bu kelime basitçe 'düzgün olmayan' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.