abundance
Çeviri
bolluk, bereket, çokluk
Örnekler
There was an abundance of food at the party.
Partide yiyecek bolluğu vardı.
He had an abundance of creative ideas.
Onun bolca yaratıcı fikri vardı.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyin bolluğu)) büyük miktarda (bir şey) Ormanda yaban hayatı bolluğu var.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: bolluk, çokluk, zenginlik; Zıt anlamlılar: kıtlık, eksiklik
Etimoloji
Latince 'abundare' (taşmak) kelimesinden, 'ab-' (den) + 'unda' (dalga).
Hafıza İpuçları
Bir kaynaktan ('ab-') dalga ('unda') gibi akan ve taşan şeyleri hayal edin.