adjective

indistinct

belirsiz, bulanık, net olmayan

The signature on the letter was indistinct.

Mektuptaki imza belirsizdi.

I have an indistinct memory of the event.

Olayla ilgili belirsiz bir anım var.

((sth.)) is indistinct (sth.) belirsizdir The signature on the letter was indistinct.

Eş anlamlılar: unclear, vague, blurry, hazy; Zıt anlamlılar: distinct, clear, sharp

'in-' (olumsuzluk) ön eki + 'distinct' (belirgin, ayrı) kelimesinden. Yani, kelimenin tam anlamıyla 'belirgin olmayan'.

Buğulu bir gözlükten baktığınızı hayal edin - her şey 'in-distinct' yani belirgin değildir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.