verb

indoctrinate

aşılamak, telkin etmek, beynini yıkamak

The group tries to indoctrinate new members.

Grup, yeni üyelere kendi düşüncelerini aşılamaya çalışıyor.

He was indoctrinated with their political beliefs.

Ona, onların siyasi inançları aşılanmıştı.

((birine)) (birine) aşılamak. The group tries to indoctrinate new members.

((birine)) ((bir şeyle)) (birine bir şeyi) aşılamak. He was indoctrinated with their beliefs.

Eş anlamlılar: beynini yıkamak, propaganda yapmak, aşılamak; Zıt anlamlılar: eğitmek, aydınlatmak

Latince 'in-' (içine) ve 'doctrina' (öğreti, doktrin) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla, birine bir doktrin aşılamak.

Bir 'doktrini' birinin zihnine eleştirel düşünce olmaksızın 'içine' soktuğunuzu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.