verb

induce

ikna etmek, sebep olmak, teşvik etmek, doğumu başlatmak

Nothing would induce me to go there.

Hiçbir şey beni oraya gitmeye ikna edemez.

The drug can induce a deep sleep.

İlaç derin bir uykuya neden olabilir.

They decided to induce labour.

Doğumu başlatmaya karar verdiler.

((sb.)) ((to-inf)) (birini) (bir şey) yapmaya ikna etmek Nothing would induce me to go there.

((sth.)) (bir şeye) sebep olmak The drug can induce a deep sleep.

Synonyms: persuade, cause, prompt; Antonyms: dissuade, prevent

Latince 'in-' (içine) + 'ducere' (yol göstermek, yönetmek). Kelimenin tam anlamıyla 'içine yönlendirmek'.

Birini bir karara veya duruma 'yönlendirdiğinizi' düşünün. 'In-duce' = içine yönlendirmek.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.