verb

indulge

şımartmak, kendini kaptırmak, yüz vermek, keyfini çıkarmak

I decided to indulge in a long, hot bath.

Uzun, sıcak bir banyo keyfi yapmaya karar verdim.

She indulges her children too much.

Çocuklarını çok fazla şımartıyor.

He indulged his passion for history.

Tarih tutkusuna kendini kaptırdı.

((in sth.)) (bir şeyin) keyfini çıkarmak I decided to indulge in a long, hot bath.

((sb.)) (birini) şımartmak She indulges her children too much.

((sth.)) (bir tutkuyu) tatmin etmek He indulged his passion for history.

Synonyms: pamper, spoil, give in to; Antonyms: restrain, deny

Latince 'nazik olmak, boyun eğmek, kabul etmek' anlamına gelen 'indulgere' kelimesinden.

Kendinize veya başkasına genellikle kaçınılan özel bir zevk veya ikramda bulunmasına izin verdiğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.