adjective

inexorable

amansız, durdurulamaz, kaçınılmaz

The inexorable march of time continues.

Zamanın amansız ilerleyişi devam ediyor.

He faced the inexorable logic of his own argument.

Kendi argümanının amansız mantığıyla yüzleşti.

((inexorable)) + isim durdurulamayan bir süreci veya gücü tanımlar The inexorable advance of technology changed our lives.

Eş anlamlılar: amansız, durdurulamaz, kaçınılmaz; Zıt anlamlılar: önlenebilir, esnek

Latince 'in-' (olumsuzluk) + 'exorabilis' (ikna edilebilir) kelimelerinden, 'exorare' (yalvarmak) fiilinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'yalvararak ikna edilemeyen'dir.

'in-' (olumsuzluk) ve 'exit' (çıkış) kelimelerini düşünün. Amansız bir güçten çıkış yoktur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.