infatuation
Çeviri
sevdalanma, tutkunluk, kara sevda
Örnekler
It was just a teenage infatuation.
Bu sadece bir ergenlik sevdasıydı.
Her infatuation with the actor was obvious.
Aktöre olan tutkunluğu barizdi.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir)) sevdalanma ((birine/bir şeye karşı)) güçlü ama kısa süreli bir aşk veya çekim duygusu He had a brief infatuation with his teacher.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Latince 'aptalca yapmak' anlamına gelen 'infatuare' kelimesinden gelir, bu da 'aptalca' anlamına gelen 'fatuus'tan türemiştir.
Hafıza İpuçları
O kadar 'sevdalanmış' ('in-FAT-uated') ki düşünceleriniz bir aptal gibi 'şişman' ve yavaş hale geliyor diye düşünün.