verb

infer

anlam çıkarmak, sonuç çıkarmak, çıkarım yapmak

I inferred from her expression that she was unhappy.

Yüz ifadesinden mutsuz olduğu anlamını çıkardım.

What can we infer from these facts?

Bu gerçeklerden ne anlam çıkarabiliriz?

((bir şeyden)) ((bir şey)) anlamını çıkarmak kanıtlardan (bir şeyi) çıkarmak. Bu gerçeklerden ne anlam çıkarabiliriz?

((...diğini)) bir şeyin doğru olduğu sonucuna varmak. Mutsuz olduğu anlamını çıkardım.

Eş anlamlılar: sonuç çıkarmak, tahmin etmek; Zıt anlamlılar: belirtmek, ima etmek (imply)

Latince 'inferre' (içeri getirmek) kelimesinden gelir, 'in-' (içine) + 'ferre' (taşımak, getirmek). Kanıtlardan bir sonuç 'içeri getirirsiniz'.

Aradaki farkı unutmayın: konuşmacı bir şeyi 'ima eder' (imply), dinleyici ise 'anlam çıkarır' (infer).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.