adjective

inflexible

esnek olmayan, inatçı, katı

The company has an inflexible policy on refunds.

Şirketin geri ödemeler konusunda esnek olmayan bir politikası var.

He is known for his inflexible attitude.

Esnek olmayan tavrıyla tanınır.

((bir şey)) konusunda esnek olmamak ((bir şey)) hakkında fikrini değiştirmeye isteksiz olmak Müdür çalışma saatleri konusunda esnek değil.

Eş anlamlılar: rigid, stiff, stubborn; Zıt anlamlılar: flexible, adaptable

'in-' (olumsuzluk) ön eki + 'flexible' (esnek). Kelimenin tam anlamıyla 'bükülemeyen' demektir.

Bir demir çubuk düşünün - o 'in-flexible'dır, esnemez veya bükülmez.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.