noun

influence

etki, nüfuz, tesir

Her parents have a strong influence on her.

Ailesinin onun üzerinde güçlü bir etkisi var.

He used his influence to get the job.

İşi almak için nüfuzunu kullandı.

The artist was under the influence of Picasso.

Sanatçı Picasso'nun etkisi altındaydı.

((biri/bir şey)) üzerinde bir etki ((biri/bir şey)) üzerinde bir tesir Ailesinin onun üzerinde güçlü bir etkisi var.

((birinin/bir şeyin)) etkisi altında ((biri/bir şey)) tarafından etkilenmiş Alkolün etkisi altında araba kullanıyordu.

Eş anlamlılar: effect, impact, power; Zıt anlamlılar: powerlessness

Latince 'içine akmak' anlamına gelen 'influere' kelimesinden gelir. Başlangıçta yıldızlardan akan eterli bir sıvı için kullanılan bir astroloji terimiydi.

Bilginin birinin zihnine 'akıp' düşüncelerini değiştirdiğini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.