verb

inform

bildirmek, haber vermek, bilgilendirmek

Please inform me of any changes.

Lütfen herhangi bir değişiklik hakkında beni bilgilendirin.

The leaflet informs customers about the new service.

Broşür, müşterileri yeni hizmet hakkında bilgilendiriyor.

He informed on his colleagues to the police.

Meslektaşlarını polise ihbar etti.

((birini)) ((bir şey hakkında)) bilgilendirmek Patronunu kararı hakkında bilgilendirdi.

((birine)) ((... olduğunu)) bildirmek Uçuşun rötar yaptığı bize bildirildi.

((birini)) ihbar etmek Suç ortaklarını ihbar etti.

Synonyms: bildirmek, söylemek, tavsiye etmek

Latince 'informare' (şekil vermek) kelimesinden gelir. 'in-' (içine) + 'formare' (oluşturmak). Birine gerçekleri vererek zihnine şekil vermek.

Birinin kafasına 'bilgi'yi (info) 'içine' (in) koyarsınız.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.