noun

inhabitant

sakin, oturan kimse

The city has five million inhabitants.

Şehrin beş milyon sakini var.

It is the oldest inhabitant of the forest.

Ormanın en yaşlı sakini o.

inhabitant ((of sth.)) (bir yerin) sakini He is an inhabitant of the village.

Eş anlamlılar: resident, dweller, denizen

'inhabit' (ikamet etmek) fiilinden + '-ant' (bir şeyi yapan kişi) ekinden gelir.

Bir 'inhabitant', bir yerde 'inhabit' eden (ikamet eden) kişidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.