noun

inheritance

miras, kalıtım

She received a large inheritance from her aunt.

Teyzesinden büyük bir miras aldı.

His blue eyes are an inheritance from his mother.

Mavi gözleri annesinden miras.

((birinden)) bir miras (birinden) ölümünden sonra alınan para veya mülk Teyzesinden bir miras aldı.

Eş anlamlılar: legacy, bequest, birthright

'İnherit' (miras almak) fiili + '-ance' eki. 'İnherit', Latince `in-` (içine) + `heres` (mirasçı) kelimelerinden gelir.

Kelime 'heir' (mirasçı) içerir. Bir 'mirasçının' ne aldığını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.