noun

inhibition

engelleme, çekingenlik, ket vurma

She had no inhibitions about speaking her mind.

Aklındakini söylemekten hiç çekinmezdi.

The inhibition of cell growth is a key goal.

Hücre büyümesinin engellenmesi önemli bir hedeftir.

((bir şey hakkında)) çekinceleri ((olmak)) bir utangaçlık hissi Aklındakini söylemekten hiç çekinmezdi.

((bir şeyin)) engellenmesi bir süreci yavaşlatma eylemi Hücre büyümesinin engellenmesi önemli bir hedeftir.

Eş anlamlılar: çekingenlik, kısıtlama; Zıt anlamlılar: özgürlük, güven

'inhibit' (engellemek) fiilinden gelir. '-ion' eki bir eylem, durum veya sonuç belirtir.

'inhibition' kelimesini 'inhibit' eyleminin sonucu olarak düşünün. Geri çekilme hissidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.