verb

inject

enjekte etmek, zerk etmek, katmak

The doctor will inject the vaccine.

Doktor aşıyı enjekte edecek.

We need to inject some fun into our meetings.

Toplantılarımıza biraz eğlence katmamız gerekiyor.

((sb./sth.)) ((with sth.)) (birine/bir şeye) (bir şey) enjekte etmek The nurse injected the patient with penicillin.

((sth.)) ((into sth.)) (bir şeyi) (bir şeye) katmak He injected the money into his business.

Eş anlamlılar: introduce, infuse, instil

Latince 'inicere' (içine atmak) kelimesinden, 'in-' (içine) + 'jacere' (atmak) köklerinden gelir.

Bir iğneyle bir sıvıyı 'içine atmayı' veya yeni bir fikri 'içine atmayı' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.