noun

injury

yaralanma, sakatlık, hasar

He suffered a serious leg injury.

Ciddi bir bacak yaralanması geçirdi.

The scandal caused injury to his reputation.

Skandal onun itibarına zarar verdi.

((bir şeye)) yaralanma vücudun bir bölümünde fiziksel bir hasar He has an injury to his knee.

yaralanmak/sakatlanmak incinmek She sustained a serious injury in the accident.

Eş anlamlılar: wound, harm, damage; Zıt anlamlılar: healing, recovery

Latince 'iniuria' (haksızlık, yanlış) kelimesinden, 'in-' (değil) + 'ius' (hak, hukuk) köklerinden gelir.

'in-jury' kelimesini, sizi bir 'jürinin' (jury) veya doktorun 'içine' (in) sokan bir şey olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.