noun

inlet

körfez, koy, giriş

We anchored the boat in a quiet inlet.

Tekneyi sakin bir koya demirledik.

The machine has a water inlet and an outlet.

Makinenin bir su girişi ve bir de çıkışı var.

a small arm of the sea, a lake, or a river denizin, gölün veya nehrin küçük bir kolu Tekneyi sakin bir koya demirledik.

a pipe or opening through which water or gas enters a machine suyun veya gazın bir makineye girdiği boru veya açıklık Makinenin bir su girişi ve bir de çıkışı var.

Eş anlamlılar: cove, bay, creek; Zıt anlamlılar: outlet, promontory

'in' (içeri) ve 'let' (izin vermek) kelimelerinden. Suyun 'içeri girmesine izin veren' yer.

Denizin karanın 'içine' (in) girmesine 'izin veren' (let) bir geçit düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.