adjective

inner

iç, dahili, içsel

He found his inner peace.

İç huzurunu buldu.

The inner workings of the clock are complex.

Saatin iç işleyişi karmaşıktır.

She listened to her inner voice.

İç sesini dinledi.

((inner)) + isim bir şeyin niteliğini veya bir parçasını tanımlayan He found his inner peace.

Synonyms: internal, central; Antonyms: outer, external

Eski İngilizce'de 'içinde' anlamına gelen 'inne' kelimesinin karşılaştırma derecesi olan 'innera'dan gelir. 'in' edatıyla ilgilidir.

'in' + '-er' (karşılaştırma eki gibi) düşünün, 'daha içte' anlamına gelir. Daha içeride olan kısmı ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.