adjective

innocent

masum, suçsuz, saf

He was found innocent of the crime.

Suçtan masum bulundu.

It was just an innocent remark.

Bu sadece masum bir sözdü.

She has such an innocent face.

Çok masum bir yüzü var.

innocent ((of sth.)) (-den) masum olmak He was found innocent of the crime.

an innocent ((noun)) masum bir (isim) It was just an innocent remark.

Eş anlamlılar: guiltless, harmless, saf; Zıt anlamlılar: guilty, culpable

Latince 'in-' (olumsuzluk) + 'nocere' (zarar vermek) kökünden gelir, kelimenin tam anlamıyla 'zarar vermeyen' demektir.

'in-no-cent' -> 'bir sent' bile suçu olmayan diye düşünebilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.