preposition

inside

içinde, içerisinde, içeri

The keys are inside the drawer.

Anahtarlar çekmecenin içinde.

It's cold, so let's go inside.

Hava soğuk, hadi içeri girelim.

inside ((sth.)) (bir şeyin) içinde The keys are inside the drawer.

(go/come) inside içeri girmek It's cold, so let's go inside.

Eş anlamlılar: within, indoors; Zıt anlamlılar: outside, outdoors

'in' (iç) ve 'side' (taraf) kelimelerinin birleşimi. Kelimenin tam anlamıyla bir şeyin 'iç tarafı'.

Edat (inside the house), zarf (go inside), sıfat (the inside story) veya isim (the inside is clean) olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.