adjective

insignificant

önemsiz, anlamsız, ufak tefek

His role in the project was insignificant.

Projedeki rolü önemsizdi.

The amount of money was insignificant.

Para miktarı önemsizdi.

((önemsiz)) olmak önemli olmamak Projedeki rolü önemsizdi.

Eş anlamlılar: trivial (önemsiz), unimportant (önemsiz), minor (küçük); Zıt anlamlılar: significant (önemli), important (önemli), crucial (kritik)

'in-' (değil) + 'significant' (önemli) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla 'önemli değil' demektir.

Parçalara ayırın: 'in-' (değil) + 'significant' (önemli). Basitçe 'önemli olmayan' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.