verb

insist

ısrar etmek, diretmek

She insisted on paying for the meal.

Yemeği ödemek için ısrar etti.

He insisted that he was innocent.

Masum olduğu konusunda ısrar etti.

((bir şey yapmakta)) ısrar etmek bir şeyi talep etmek ve ikna olmayı reddetmek She insisted on paying for the meal.

((...olduğunda)) ısrar etmek zorla belirtmek veya talep etmek He insisted that he was innocent.

Eş anlamlılar: demand (talep etmek), maintain (sürdürmek), assert (iddia etmek)

Latince 'insistere' kelimesinden, 'in-' (üzerinde) + 'sistere' (durmak). Kelimenin tam anlamıyla bir noktada 'üzerinde durmak'.

Birinin kendi görüşü 'üzerinde durduğunu' ve hareket etmeyi reddettiğini hayal edin. Onlar ısrar ediyor (in-sist).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.