verb

inspect

denetlemek, teftiş etmek, muayene etmek

Customs officers may inspect your baggage.

Gümrük memurları bagajınızı denetleyebilir.

She inspected the clothes for any damage.

Giysileri herhangi bir hasar olup olmadığını kontrol etti.

((bir şeyi)) denetlemek Gümrük memurları bagajınızı denetleyebilir.

Synonyms: denetlemek, kontrol etmek, incelemek; Antonyms: görmezden gelmek, göz ardı etmek

Latince 'içine bakmak' anlamına gelen 'inspectare' kelimesinden, 'in-' (içine) + 'spectare' (bakmak).

Bir 'müfettişin' (inspector) büyüteçle bir şeyin 'içine' bakarak detayları kontrol ettiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.