adjective

instantaneous

anlık, ani, derhal olan

Death was almost instantaneous.

Ölüm neredeyse anlıktı.

We received an instantaneous response to our query.

Sorumuza anında bir yanıt aldık.

((anlık bir şey)) hemen olan veya yapılan (bir şey). Death was almost instantaneous.

Synonyms: immediate, prompt, swift; Antonyms: delayed, slow, gradual

Latince 'instans' (mevcut, acil) kelimesinden gelir. 'An' anlamına gelen 'instant' ile '-e ilişkin' anlamındaki '-aneous' sıfat ekinin birleşimidir.

Şipşak bir fotoğraf makinesinin flaşını düşünün - ışık anlıktır, bir anda olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.