adjective

intellectual

entelektüel, zihinsel, aydın

She enjoys intellectual conversations.

Entelektüel sohbetlerden hoşlanır.

This is a very intellectual book.

Bu çok entelektüel bir kitap.

He considers himself an intellectual.

Kendini bir entelektüel olarak görüyor.

entelektüel bir ((şey)) akılla ilgili It was an intellectual challenge.

bir entelektüel (isim) aklını kullanan kişi She is a well-known intellectual.

Synonyms: (adj) cerebral, academic, scholarly; (noun) scholar, thinker; Antonyms: (adj) physical, emotional

'intellect' (akıl) + '-ual' (sıfat yapan ek). Zihin yeteneği ile ilgilidir.

'Entelektüel' bir kişi 'aklını' kullanır. '-ual' eki genellikle bir ismi sıfata dönüştürür (örneğin, fact -> factual).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.