adjective

intended

kastedilen, amaçlanan, planlanan

The intended audience is young adults.

Hedef kitle genç yetişkinlerdir.

That was not my intended meaning.

Kastettiğim anlam bu değildi.

He met his intended bride for the first time.

Müstakbel geliniyle ilk kez tanıştı.

intended ((isim)) kastedilen/amaçlanan (isim) The intended audience is young adults.

Eş anlamlılar: planned, deliberate, proposed; Zıt anlamlılar: accidental, unintentional

'to intend' fiilinin geçmiş zaman ortacı.

Bu, bir 'niyetin' sonucudur. Bir şey yapmaya 'niyet ederseniz' (intend), sonuç 'amaçlanan' (intended) sonuçtur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.