verb

intensify

yoğunlaştırmak, şiddetlendirmek, artırmak

The conflict has intensified in recent weeks.

Çatışma son haftalarda yoğunlaştı.

We need to intensify our efforts to succeed.

Başarılı olmak için çabalarımızı yoğunlaştırmamız gerekiyor.

((bir şeyi)) yoğunlaştırmak We need to intensify our efforts.

yoğunlaşmak The conflict has intensified.

Eş anlamlılar: strengthen, heighten, escalate; Zıt anlamlılar: weaken, diminish

Latince 'intensus' (gerilmiş, yoğun) + '-ify' (yapmak) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla 'yoğun yapmak'.

Etkiyi 'intensify' (yoğunlaştırmak) için bir düğmedeki 'intensity' (yoğunluğu) artırdığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.