adjective

antiquated

modası geçmiş, eskimiş, çağdışı

His antiquated ideas were not popular.

Onun modası geçmiş fikirleri popüler değildi.

The factory uses antiquated machinery.

Fabrika modası geçmiş makineler kullanıyor.

((antiquated bir şey)) bir şeyi modası geçmiş ve modern zamanlara uygun olmayan olarak tanımlama His antiquated ideas were not popular.

Eş anlamlılar: outdated, old-fashioned, archaic; Zıt anlamlılar: modern, contemporary

Latince 'antiquus' (eski, antik) kelimesinden gelir. '-ated' eki 'eskimiş hale getirilmiş' anlamında bir sıfat oluşturur.

Artık kullanışlı veya moda olmayan, sadece 'modası geçmiş' (antiquated) çok eski bir 'antika' (antique) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.