verb

intercede

aracılık etmek, araya girmek

She asked her lawyer to intercede for her.

Avukatından kendisi için aracılık etmesini istedi.

They interceded with the authorities on our behalf.

Bizim adımıza yetkililerle araya girdiler.

((for sb.)) (biri) için aracılık etmek Avukatından kendisi için aracılık etmesini istedi.

((with sb.)) ((on sb.'s behalf)) (biri) adına (biriyle) aracılık etmek Bizim adımıza yetkililerle araya girdiler.

Synonyms: mediate, intervene, arbitrate

Latince 'inter-' (arasında) ve 'cedere' (gitmek) kelimelerinden gelir. Fikir, bir anlaşmazlıkta iki tarafın 'arasına girmek'tir.

Bir anlaşmazlığı çözmek için tartışan iki oyuncunun 'arasına girmesi' ('inter-cede') gereken bir hakem hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.